Visits: 38
Merhaba kıymetli okur dostum, bugün biraz hasbihal edelim mi ne dersin ?
Günümüzün yaşanmış insan hallerine bakıyorum da, ne kadar kolay zarar veriyoruz birbirimize, bazen çok severek, bazen yardım ederek, bazen görmezden gelerek, bazen yardım etmeyerek, bazen de yardım istemeyerek, ne çabuk kırılıyoruz sevdiklerimize. Kimimiz hayal kırıklığı enkazından kendi çabasıyla kalkarken, kimimiz parmağını kımıldatmadan sahip olmayı öğrenmiş dünya tahtına. Hayat kiminin elinin altındayken altın tepside, kimini ezip geçmiş var gücüyle.
Ne çok önyargıyla bakıyoruz ikili ilişkilerimize, güven aslında ne kadar derinlerde, severek avutuyoruz, güvenerek acıtıyoruz.
Sahi severken acıtmak sevmenin neresinde ? Emin olamıyoruz, en çok güvenmemiz gereken çocukluk yıllarımız anne baba kucağında güvenli bağlanmayı kuramadığımız yıllara ve yaşlara evrildikçe, acabalarla bakıyoruz insanlara, olmazlarla taşıyoruz, keşkelerle omuzluyoruz hayatı sırtımıza. Yüzümüzde çizikler avucumuzda keşkeler biriktirmeyelim. Yaşanılan olaylara tecrübe deyip geçmek bizim elimizde herkes kendi yaşantısında değişime açık olmak zorunda, bu zamana kadar nasıl gördüğün önemli değil neyin doğru olduğu. Herkes kendi versiyonun en iyi profilini oluşturmak zorunda.
İyilik, herkesin her zaman erişebileceği ve zengin ya da fakir, eğitimli ya da eğitimsiz herkesin erişebilmek için eşit şansa sahip olduğu bir şey…
Başkalarında yanlış bir etki bırakırsanız, kendinize karşı yanlış davranışlara yol açarsınız. Bu nokta da özde iyiliğin gereklerini yapmak en vicdanlı olanı haddizatında. Anımsayın : iyiliğin özü sizin kendi kontrol alanınızın içindeki şeylerde bulunabilir. Olaylara boş ve batıl inançların etkisinde kalarak anlamlar yüklemekten sakının. Olayların kendisi bizi incitmez. Bizim duruma bakış açımız, tutumlarımız olaylara tepkilerimizdir bizi yoran içsel huzurun dengesini bozan. Olaylar basit şekilde ne ise odur. Öteki insanlar ne düşünecekse düşünecek bu bizi ilgilendirmez. Biz kendi duygu durumumuza yoğunlaşıp öz güveni kendi içimizde korumalıyız. Kendi kararlarınızı adalet ve iyilik beklentisi üzerinde sabitleyin. Niyetlerinizi ve amaçlarınızı aklınızın iradesiyle uyumlu hale getirmeye ve onu kendiniz yönetmeyi amaç edinin.
Başkalarından saygı ya da hayranlık beklemeden kendi yararlı işinizi yapın. Başkalarından beklediğimiz hiçbir şey, kendi yaratacağınız erdem kadar değerli değildir.
SEVDA BOZACIOĞLU
Kelebeğin Kanadında Yaşamak